O’nu Kurtar
Birinin yavaşça mengenenin kolunu çevirdiğini gördüm.
Merak ettim; neyi sıkıştırıyor diye.
Biraz daha dikkatle bakınca gördüm…
Kendimi.
Benliğimi şiddetle sıkmaya başlayan şeyi
nasıl da fark edememişim.
Sanırım sona yaklaştığında anlayabildim bunu.
Uzun zamandır elimde kan görmüyordum,
gözümde de yaş.
Bugün ikisini de gördüm.
Peki ya ölüm…
O da uzak olmasa gerek.
Biraz baksam,
hemen şurada görebilirim belki.
Konuşan ses sakince
“bir köpeği de kurtarın” demişti.
Bilmiyordu ki
kaybettiğim her canlı
ruhuma derin bir yara açıyor.
Onlar benim dostum.
Siz hiç karşınızdakinin gözünde
çaresizliği gördünüz mü?
Öyle derine bakar ki o gözler…
İnsan olsaydı
bu kadar çaresiz,
bu kadar derinden etkilemezdi beni.
Aklımda yine binlerce soru.
Hata bende mi?
Kurtarabilmek için
bir şey daha yapabilir miydim?
Onun başka bir doktora gitme şansı yoktu ki.
O bana emanet,
ben ise çaresiz.
Umarım…
Her şeyi yapmışımdır.
